*Futbol Belgeselleri Serisi 1 / Doğal Bir Alfa - Fabian Delph.

*instagram: metalikercan


Bir Real Madrid taraftarı olmama rağmen Pep Guardiola'yı çok severim hatta o kadar severim ki 2018'in ilkbaharındaki bir formasyon dersimde, amfinin en arka sırasında tek başıma oturup, sıkıntımdan kurtulmaya çalışırken, defterimin köşesine "Guardiola olmayı seç!" yazmıştım.

Benim defterime bu cümleyi yazdığım akşam Pep büyük ihtimalle, kaç maç sonra şampiyonluğu matematiksel olarak garantileyeceğini hesaplıyordu.

Bunun cevabını bulabilmek için yıllar sonra "All or Nothing" belgeselini izlemek için bilgisayarın başına oturdum.

Ancak Pep'ten ziyade başka bir adam çekti dikkatimi ki o adamın adı başlıkta da görüldüğü üzere: Fabian Delph!

Futbol sahnesine Leeds United formasıyla çıkan Delph kendini Premier Lig'de 2009 yılında Aston Villa formasıyla tanıtır. Orjinal mevkisi "merkez orta saha" olan oyuncuyu Manchester City 2016 yılında sözleşmesindeki "Şampiyonlar Ligi'nde oynayan bir takım isterse £8m'e serbest kalır." maddesi sayesinde son derece 'kelepir' bir fiyata transfer eder.

Guardiola ile çalışmaya başlayan Delph yeni hocasına hayran olmakla beraber şöyle de bir açıklama yapar:

   "Pep ile geçirdiğimiz ilk 3 hafta inanılmazdı. Bu süre zarfında, tüm kariyerimde öğrendiğimden daha fazlasını öğrendim"

City'deki ilk senesinde Şampiyonlar Ligi elemelerinde 1; Premier Lig'de 7; Fa Cup'ta 5, olmak üzere toplam 13 maçta görev alıp 2 gol atarak fena olmayan bir 'rotasyon' oyuncusu performansı gösterir.

Belgeselde anlatılan 2017 - 2018 sezonunda ise işler hem takım hem de kendisi için biraz değişir. İlk maçlardan birinde yeni transfer Benjamin Mendy uzun süreceği muhtemel bir sakatlığa yakalanınca Pep kendisini "sol bek" pozisyonunda oynatmaya başlar ve o sezon 22 maç ile Premier Lig'de City formasıyla en çok forma giydiği sezonu yaşar ve 1 gol 2 asist yapar. Bunun yanında Şampiyonlar Ligi'nde 5, Lig Kupası'nda ve Fa Cup'ta da 1'er maça çıkar. Hatta Fa Cup'ta oynadığı maçta ilk yarıda kırmızı kart görür, koridorlarda kavgaların çıktığı maçta City elenir. Bu maç aynı zamanda Pep'in soyunma odasında capslere konu olan "Sit Down! Nobody talk!" haykırışını da yaptığı maç!

***

Bu bilgilerden sonra, ben bu belgeselde neden Fabian Delph üzerinde durulması gerektiğini düşünüyorum, ona gelelim.

Öncelikle röportaj veren, konuşan tüm futbolcular içinde kendini en iyi ifade eden ve en güzel konuşan isim kendisi.

Soyunma odasının içinde kaptan Kompany, Yaya Toure, Fernandinho vs. gibi ağır toplar olmasına rağmen başlıkta da bahsettiğim gibi "doğal bir alfa" enerjisine sahip ve çok özgüvenli.. Hem de bu durum takımın başrol oyuncularından biri olmamasına rağmen böyle.

Kendisinin bu "futbol dışı" diyebileceğimiz enerjisinin, vibe'ının belgeselde en net ortaya çıktığı an, 2 - 0'dan kaybettikleri Manchester United maçı ki kazansalar tarihsel anlamda en büyük rakiplerini yenerek şampiyonluklarını ilan edeceklerdi.

Maçtan sonra soyunma odasında Yaya Toure "takımın ikinci yarıda yorulduğu için kaybettiğini ve böyle şeylerin olabileceğini" söylemeye çalışır ancak Delph karşı çıkar ve kavga çıkmasından korkan Pep'ten de sözü alıp kelimesi kelimesine yazmasam da aklımda kalan şekliyle şöyle bir açıklama yapar:

    "Ters bir durumla karşılaştığımızda, takılmayıp, futbolun ana prensiplerini hatırlayıp, onları uygulamaya çalışmalıyız, koşmak, ikili mücadeleleri kazanmak gibi ama biz donup kalıyoruz."

Şimdi bu değerlendirme doğru mudur yanlış mıdır, herkes farklı bir yorum yapabilir ancak bundan ziyade bu değerlendirme, Delph'in bir şeylere kafa yorduğunu ve pek de ezber konuşmadığını gösteriyor.


Kendisi şu an Everton'da oynuyor. City'deki gibi 'rotasyon' oyuncusu rolünde, çok süre alamıyor.

Futbol kariyeri ne zaman biter, daha 32 yaşında, tekrar bir yükseliş yapar mı bilmem ama ben kendisinin ileride iyi bir "teknik direktör" olacağını düşünüyorum. Böyle düşünmemin sebeplerinden biri de tabii ki çoğu zaman iyi teknik direktörlerin büyük hücum yıldızlarından ziyade futbolculuğunda yan rollerde görev alan oyunculardan çıkması. Bkz. Klopp, Pep, Simeone, Pochettino..

Ne olacağını merak ediyorum.

Bakalım göreceğiz.

Yorumlar